10 kasım 1938

10 KASIM bizler için her zaman buruk bir gündür. Astrolojik olarak da Akrep dönemine denk gelir ve her yıl akrep döneminde özellikle bu tarih bizlere dönüşümü, yıkımı, ölüm ile yeniden doğumu sembolize eder.
10 kasım 1938’de büyük lider M. Kemal Atatürk’ümüzü kaybettiğimiz gün haritasına baktığımızda ise, akrep burcunda duran Güneş’in Güney ay düğüm ve Uranüs ile karşıtlıkta olduğunu görüyoruz.
Babayı, otoriteyi, liderleri gösteren Güneş’in, Uranüs ile yaptığı bu karşıtlık ani ve kontrol edilemez bir gelişmeyi ve bu gelişmenin ileriye yönelik bir yeniliğe götüreceğinin göstergesidir.
Akrep’te duran Güneşin karşısında gelen Uranüs ile kavuşumdaki Güney düğüm yıkıcı bir reformun ve bunun otoriteyi içine alan bir konuyla ilgili olduğunun da habercisidir. Uranüs’ün kolektif bir gezegen olması genellikle yaptığı transitlerle daha kolektif etkileri ortaya çıkarmasına sebebiyet verir. Burada Ata’mızın kaybının aslında Dünya çapında da ses getiren bir olay oluşu ve yıllardır kolektifi etkileyen etkilere sebep oluşunun kanıtıdır.
Sabit burçlar arasında gerçekleşen sert açılar genellikle sabit düzeni değiştirmeyi zorlu koşullarla mecbur kılarlar. Burada sabit burçlar arasındaki bu zorlu açı zorlayıcı bir değişimi ve bu değişimin dayanıklılığımızı ve sabrımızı hedef aldığının da göstergesidir. Güneş-Uranüs açısı yine babadan özgürleşme, otoriteden mecburi bağımsızlaşmayı da bizlere anlatır.
Aynı gün Terazi’de duran Mars’ın , Koç’ta duran Satürn’le karşıtlığı da zorlayıcı bir görünümdür. Yine otorite, büyük güç, hükümet ve ulusal matemleri gösteren Satürn’ün karşısına gelen Mars zaten yıkıcılığı, otoriteye gelen bir tehlikeyi, zararı sembolize etmektedir. Özellikle gökyüzünün iki malefiği olarak kabul edilen Satürn ve Mars’ın arasında gerçekleşen bu açı güç ve iktidarla ilgili zorlayıcı bir yüzleşmenin açığa çıkmasına sebep olur. Yine iki gezegen de eril prensipleri temsil eder ve bir erkekle ilgili daha zorlayıcı, engelleyici, yıkıcı bir etkinin yansımasını bizlere gösterir.
Bir yandan Türkiye’nin haritasına 10 Kasım haritasını yerleştirdiğimizde Türkiye’nin akrep stelyumuna Güneş-Uranüs-Kad açısı direkt etki yapmaktadır. Aynı zamanda Türkiye’nin Pluto’sunun üstüne geçen Şiron dönüşüm yaşanacak yerin bir yara alarak olacağını da gösterir. Şiron yaralı şifacı olmakla birlikte genellikle haritalarda değdiği alanlarda dikkat edilmesi gereken durumları da açığa çıkarır. Pluton ise güç, dönüşüm, karanlıklar ve derinlerdekini gösterir. Burada derin ve yoğun bir dönüşümün geldiğini ve hele ki bu ikilinin Yengeç’te durmasından dolayı halkı doğrudan etkileyen konularla geldiğini bizlere göstermektedir.
Yine o gün gökyüzünde Ay’ın ikizler burcunda olduğu görülmektedir. Ülkemiz 29 derece ay ikizler burcu bir ülkedir ve genellikle Ay ikizler transitleri ülkemiz açısından pek kolay olmayan günlerdir. Dönüp baktığımızda ay ikizler transitinde (bu transit hızlı bir transit olmasından dolayı 28.5 günlük döngüde sürekli yaşanır) ülkemizde genellikle hatırlanacak gündemler yaşanmıştır. 29 derece anaretik ve kritik bir derece olarak bilindiğinden ülkece ayımız zaten her daim zorlu etkiler altındadır. O gün de ay ikizler transiti bir kez daha halkı sembolize eden Ay ile tüm halkı ve bizleri etkilemiş ve ikizler olması vasıtasıyla hızlıca bu etki yayılmıştır.
Ata’mızı saygıyla anar, onun bıraktıklarına sahip çıkabilmeyi dilerim.
Sevgiyle,
Ecem

